CYDONIA | Birazoku Kitap Eleştirileri


CYDONIA

Kategoriler: Eleştiri, Tanıtım, Tavsiye
cydonia-top

Kapı çalındığında kapıda bir postacının olması güzeldir. Elinde bir paket tutması güzeldir. Pakette ne olduğunu bilmemek güzeldir ama içinde okunası kitaplar olduğunu bilmek daha güzeldir. Paketi açmak ve yeni kuzucukları rafa dizmek güzeldir…

Sonra kuzucuklardan birini elinize alırsınız, yastıkları üst üste dizer ve yaslanırsınız. Yani ben böyle yaparım, ben böyle yaptım. Sonra yeni maceramı, yeni hocamı, yeni şeyhimi, yeni üstadımı, yeni gözdemi… Barkodundan kapağına, arka kapak yazısından sayfa sayısına bir güzel incelerim, inceledim. Koklarım bir de ama bundan bahsetmeyeceğim, sizce de kitap kokusundan çok sık bahsedilir olmadı mı? Biz daha başka güzelliklerden bahsedelim. Evet efendim bildiniz, farklı ve özgün bir tanıtım yapma çabası içerisindeyim! Öhhüü öhh… Ne diyorduk: kitabın kapağına aşina gözlerim. Alışılagelmedik biçimde bir de tanıtım filmi var üstelik: Cydonia…

Sayfaları çevirmeye başlıyorum ardından. O da ne! Bu bir imza mı? İşte bu müthiştir. Her kitap özeldir ama yazarı tarafından imzalanmış bir kitap, içinden siyah beyaz vesikalık resim çıkan 64 basım bir sahaf kuzusundan bile daha güzeldir… Mutlu oluyorum, gülümsüyorum.

Bir sayfa daha çeviriyorum. Genç yazarımızın hayatını okuyorum bir güzel. Hmm… Meslektaşım. Merakım acele etmemi istiyor ama ben ağır hareket ederek heyecanımı artırıyorum. Bilirsiniz, yarışma programlarında gerilimli bir fon müziği eşliğinde bekletirler yarışmacıyı hani bir süre. Onu yapıyorum kendime.

–Ah bu TV’den öğrendiklerimiz!-

Yazarın teşekkür ettiği insanları okuyorum sonra dikkatlice. Aklımdan benim de bir kitabım olursa kimlere teşekkür edeceğim geçiyor.

-Ortak bir nokta buldum ya kıyaslar dururum artık kendimi… -
-Bir kitabım olması için 41 fırın ekmek yemem gerektiğini biliyorum ama lütfen mani olmayın ümit fakirin ekmeğidir.-
-Şaka bir yana mühendis yazarlar ilgimi çekmiştir hep.-
İlkokul öğretmenine teşekkür etmeyi unutmamış aferin diyorum. Ben de unutmamalıyım. Sahi önsözümü kime yazdırırım? Evet bunun cevabını biliyorum…

Artık macera vakti! Hızla akıyor sayfalar. Beyrut’ta bir sanat galerisinde güvenlik görevlisi olan Rafik’le tanışıyorum önce. Tuhaf şeyler oluyor. Sonra NASA’ya gidiyorum. Sean’le tanışıyorum. Ardından Stian, Eowyn, Stian’ın tuhaf bakıcısı Phuong, meraklı Samet, bilmiş Mustafa… Kitap oldukça akıcı. Merak uyandırıyor ve tuhaflıklar hakkında kafanızı kurcalayıp duruyor. Merakınız yakanızı bırakmıyor, bu yüzden siz de kitabı bırakamıyorsunuz.
Cümleler zihninizi yoracak türden değil. Genç yazarımız duyguları hissettirme konusunda çok başarılı olamasa da, kurguya kapılıp görmezlikten geliyorsunuz bu küçük kusru. Bir bilim-kurgu romanına yakışır biçimde zaman kavramınızı ve bildiklerinizi altüst ediyor.

Adem’den mi gelmiştik biz, Adamit olmasın o?
Merak mı ettiniz?
Öyleyse lütfen okuyunuz.

“Hııı!..” demeyi severiz biz. İşte bu kitap bunu gerçekten dedirtiyor, anladığınızı hissettiriyor.

Kitapta en sevdiğim kısımlardan birinde şöyle diyor yazar;

“…Tanrı bize birer ruh verdi ve bizler dünyada sarf ettiğimiz çabayla anlam kazanıyoruz. O’nu tek başına kendi irademizle bulmamızı bekliyor.”

Cydonia’yı bitirdiğinizde aklınızda birkaç soru işareti kalıyor ama aç kalmıyorsunuz. Zekice kurgulanmış bu kitabın kapağını kapattığınızda bir süre oturup düşünüyorsunuz. Taşları yerlerine koyuyorsunuz. Sonra otobüste geliyor aklınıza, yolda yürürken geliyor bir şeyler ve siz yine “Hııı!..” diyorsunuz.

Yazarımızın kalemini biraz daha güçlendirdiğinde müthiş bir bilim-kurgu ustası olacağını görmek hiç de zor değil…
Bol kitaplı günler efendim :)



CYDONIA için 3 yorum

  • songül kurt

    Cevaplandı: 09 Nisan 2012, 11:23

    CYDONIA heyecanla okumaya devam ediyorum .Bu sabah okuduğum sayfalardan bir bölüm…
    -Reenkarnasyon deniyor dede!Reenkarnasyon
    -Her ne karın ağrısıysa!Öldükten sonra ,başka bir hayata dönüyorsun diyorlar .Öyl eolsaydı ,dünyadaki insan sayı…sı hiç değişmezdi.Yok efendim ,öldükten sonra illa insan olarak hayata döneceksin diye bir kaide yokmuş.Ceza olarak mesela maymun veya ağaç olarak da dönebilirmişsin hayata.Ne hikmetse ,dünyadaki kötü insaların sayısı hergün artıyor ama ormanların sayısı azalıyor.Ne ağaç kalıyor ne de maymun !Olmaz öyle şey!

    • aysca

      Cevaplandı: 09 Nisan 2012, 11:50

      Evet dedemiz pek sevimliydi ve reenkarnasyona gayet mantıklı, dedece bir çözüm:)

  • turkans

    Cevaplandı: 04 Temmuz 2012, 13:55

    Yorumcumuz estetik uzmanı galiba?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*


*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>


Email
Print