Bin Dokuz Yüz Seksen Dört | Birazoku Kitap Eleştirileri


Bin Dokuz Yüz Seksen Dört

Kategoriler: Tanıtım
george-orwell-1984

Güvenebileceğiniz hiç kimsenin olmadığı eşiniz ,çocuklarınız, şöyle veya böyle  tanıdığınız herkesin potansiyel birer gammaz olduğu bir dünya  düşünün… Sürekli tele ekranlarla,böceklerle ,mikrofonlarla çevrili ipe gitmek için tek bir mimiğinizin yettiği bir dünya… İşte böyle umutsuz bir dünyada geçiyor George Orwell’in 1984′ü…

Dünya Avrasya,Okyanusya,Doğu Asya olmak üzere 3 süper devlete, ve bu 3 süper gücün ele geçirmek için uğrastıgı birkaç sömürge devlete bölünür.Aslında bu sömürge devletleri üç süper güce çok büyük avantajlar sağlamaz. Ama bir savaş bahanesi olması açısından çok önemlidir. Bu eşit güçteki ülkelerden birinin kazanmasına imkan bile yoktur aslına bakarsanız ilelebet sürecek bir savaştır. İşte bu küçük ülkeleri en ön emli yapan şey de budur:bir korku ve nefret imparatorluğunun ana maddesi olan düşman ve nedeni varmış gibi gözüken bir savaşı sağlarlar onlara. Savaşmak sonunda kazanmak olduğu için değil sadece savaşmak fiilinden dolayı önemlidir.

Okyanusya’dan bakıyoruz biz bu dünyaya. Okyanusya’da Doğruluk Bakanlığında geçmişi sürekli şimdiki zamana uyarlamakla yani tarihi çarpıtlmakla görevli Winston Smith’in gözlerinden…Doğruluk Bakanlığı aslında yalan söylemek geçmişi ve dolayısyla bugünü silmekle meşguldür. Sevgi Bakanlığı işkenceden, Bolluk Bakanlığı fakirliği sürdürmekten, Barıs Bakanlığı ise savaştan sorumludur.’Parti’ tarafından yönetilen her yerde’ Büyük Birader seni izliyor’ pankatlarıyla donatılmış bu dünyada yalnızdır Winston o dünyada ki her partili gibi ama onun içini kemiren şüpheleri ve acabaları da vardır kafasında .Partinin dış düşmanları gibi iç düşmanları da vardır partiye karşı ideolojler yaydıgı söylenen Goldstein gibi ve 2dklık nefret toplantılarında bu iç düşmanlar da nefret kusma seanslarında nasibini alır elbette.. Ve Winston her ne kadar 2 dklık nefret seanslarında diğer partililer gibi bağırıp çağırsa da içten içe merak ediyordur onun öğretilerini. Nasıl ulaşabileceğini bilmeden. Ve unutmadan aşık da oluyur zavallı Winston Smith ama Okyanusya da aşık olmak da yasaktır ancak  aralarına fiziksel çekim olmadığı kurul tarafınan onaylanan çiftler evlenebilirler suni yoldan çocuk döllenmesini henüz keşfedemediklerinden istemeyerek de olsa izin verirler evliliğe.

Ama kuralların büyük çoğunluğu proleterler yani parti üyesi olmayan avam halk için geçerli değildir.’Eğer bir umut varsa proleterlerdedir yazar günlüğüne Winston.Nufusun büyük çoğunluğunu oluşturan proleterler  şayet isyan ederlerse şüphesiz başarılı olurlar elbet ama herhangi bir haksızlığa isyan edemeycek günlerini şans oyunları oynayıp ,kavgasını da isyanını da aptalca günlük olaylardan başka şeylere yöneltemeyecek kadar uyuşturulmuştur  Parti tarafından. Onlar için özel basılmış ucuz romanlar,içinde astroloji cinayet haberleri dışında birşey olmayan gazeteler ve acıklı şarkılar vardır.

Partinin ona dayattığı gerçeklere inanmaz ama  bunları ispat  da edemez Winston. Ve birgün herşeyi gerçekliğe kavusturacak biriyle karşılaşır Winston ama umduğu şekilde gerçekleşmez gerçekle buluşması..Mutlu sonla bitmeyen bir kitap ve bitiğindee kafanızda tek bir soru: Eğer dünya da en çok korktuğunuz şey başınıza gelmek üzereyken ve o olayın olmasını engellemek için en sevdiğiniz insanın sizin  yerinize korkunuzla yüzleşmesini ister miydiniz? Onu kendinize siper olarak kullanır mıydınız, Harcar mıydınız onu? Ve 1984 ün gelecekte karşımıza çıkabilcek bir dünya olup olmadığı kafanızı kurcalar durur..Zeitgeist The Movie’yi izlediyseniz bu ihtimal biraz daha gerçekçi gelecektir size…



Bin Dokuz Yüz Seksen Dört için 3 yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*


*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>


Email
Print