”Bazı Hikâyeler Bıçak Gibi Keser” | Birazoku Kitap Eleştirileri


”Bazı Hikâyeler Bıçak Gibi Keser”

Kategoriler: Deneme, Genel, Tanıtım, Tavsiye
0000000217482_5_1

”Bazı hikâyeler bıçak gibi keser…”

 

 

Bir Canan Tan romanı ”Yüreğim Seni Çok Sevdi.

Olay örgüsünün ve karakterlerinin oldukça detaylı bir biçimde gözler önüne serildiği,imkansız ve bir o kadar da güçlü bir aşkın romanı.

İstanbul-Bursa- Amerika üçgeninde geçiyor hikaye.

Ünversiteye adımını yeni atan Aslı ve arkadaşı Ferda ile Emre’nin ısrarıyla tanıştığı,önceleri sürtüşmelerle,inatlaşmalarla başlayan fakat daha sonra tutkuya ve aşka dönüşen ve sonu ayrılıkl biten hikayelerinin kaleme alındığı bir romana dahiloluyoruz,akıcı ,duygusal ve imkansıza yol alan satırların içerisinde…

 

Zengin,okumuş,kültürlü bir ailenin âsi,kafasının dikine giden ,bir o kadar da sadece kendi emeği ile,kendi ayaklarının üzerinde durmak isteyen biricik ,güzel kızı Aslı.Ve Bursa’lı zengin,gelenek ve göreneklerine bağlı,tutucu bir ailenin en küçük ve tek erkek çocuğu Murat.

 

Bu iki tezat ailenin çocuklarının üniversite yaşamında kesişen ve sonu umutsuz ve mutsuz bir sona doğru yelken açan aşkları.

 

Sıradan bir arkadaşlıktan,özellikle de Murat’ın yoğun duyguları ve istekleri doğrultusunda aşka dönüşen bir arkadaşlık.

Asi,başına buyruk,idealist Aslı ve son derece duygusal,ince ve naif bir aşık olan Murat..

Sıradan gibi başlayıp,zaman geçtikçe daha da şiddetlenen bir aşk.

Ne var ki,ailesinin tek veliahtı olan Murat’a dayatılan ısrarlar,onu kendi usüllerine ,kendi isteklerine göre evlendirme isteği,karşılarında güçlü bir gelin görmekten ziyadesiyle korkan ailesinin oğullarını mutsuzluğa sürüklemesi.

Bir okul gezisi sırasında Bursa’da kesişen yollar.Aslı’nın  Bursa’ya adım atması,oradaki hayatı,medeniyeti,kltürü tanıması,Murat’ın ailesiyle tanışması.

Fakat ilk anlarda gayet düzeyli giden bu tanışmanın,zaman geçtikçe aile baskısıyla ve de nahoş tavırlar karşısında Aslı’nın bu aşk için geri adım atmak zorunda kalması.

Tüm olanaksızlıklara rağmen Murat’ın vazgeçmek bilmeyen o derin ve büyük aşkı.

Satırlar geçtikçe sizi içine alıyor,imkânsızlıkların zor ve yıkılmaz sınırları.

 

Bursa dönüşü,birbirlerine verdikleri sözler..yeminler..

 

Murat’ın ailesinin baskılarının gün geçtikçe artması ve sahip oldukları aile şirketinin tek varisi ve veliahtı olması nedeniyle,Aslı’dan da oğullarını uzaklaştırma gerekçesiyle oğullarının üzerinde kurdukları ağır ve psikolojik baskılar.

 

Bu baskılara dayanmayarak Amerika’daki bir mastır programını kabul eden,aşklarını ilerideki yaşanacak sürece göre yönlendirmeye karar veren Aslı’nın master,iş ,asistanlık ve de en önemlisi ayrılık yılları.

Bu süreç içerisinde sağlık problemleri yaşayan Murat’ın babasının tüm işleri oğluna devretmesi,ve oğlunun mürüvvetini ölmeden önce görme bahanesiyle,Murat’ı zorla evlendrmeye çalışma girişimleri..

Bu iki sevdalı genci bekleyen zor ve çetrefilli zamanlar.

 

Murat’ın çok sevdiği Bursa’yı ve ailesini yüz üstü bırakma pahasına Aslı’ya evlenme teklif etmesi,fakat ayakları yere sımsıkı basan Aslı’nın bu teklifi ,ileride daha da mutsuz olma korkusuyla geri çevirmesi.

 

Bir yanda aşkı uğruna her şeyi,herkesi  geride bırakacak kadar gözü kara aşık Murat,diğer tarafta duygularından çok mantığını ön plana tutarak ,duygularını baskılayarak yaşayan Aslı.

 

Amerika yıllarında sırf Murat iki arada kalmasın diye,onun içerisindeki son ümidi de söndürmek için Amerikalı profesör ile yaptığı fakat çok da uzun sürmeyen mantık evliliği.Daha sonra ülkesinden ve ailesinden daha fazla ayrı kalamayacağını anlayan Aslı’nın yurda dönüşü,bir üniversitede akademisyen olarak çalışmaya başlaması.

Ve bir konferans için Bursa’ya çağrılması,konuk listesinde Murat’ın adını görmesiyle içinde küllenen aşkın yeniden bir rüzgârla savrulmaya başlaması.

Bakalım bu iki sevdâlı   yıllar sonra karşılaştıklarında acaba neler yaşayacaklar?

Roman sürpriz ve çok sarsıcı bir sonla sona eriyor.

Bir erkeğin aşkı uğruna neler yapabileceğini en güzel ve en çarpıcı şekilde ortaya koyuyor.

Özellikle kadın okuyucuları bıçak gibi ,keskin bir son bekliyor diyebiliriz.

 

 

Tüm yüreği çok sevenlere armağan olsun bu roman.

Ve Bursa hayranlarına…

 

Satırlar arasında buram buram ”Bursa” ve ”Aşk” kokuları var zira.

 

 

Teşekkürler Canan Tan..Böylesi güzel bir romanı yüreklerimize armağan ettiğin için.

 

 

15.03.2012

17:54

 

Serpil Kaya



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*


*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>


Email
Print